Ultrasonic Ve Radar Seviye Sensörlerinin Arasındaki Fark

Endüstri sektöründe ultrasonik ve radar seviye sensörlerinin isimlerinin karışması oldukça fazla yaşanır. Birçok kişi bu kişi terimi birbirinin yerine kullansa bile bu iki teknoloji birbirinden tamamen farklıdır.

Burada ultrasonik ve radar sensörlerinin nasıl seçileceğini, kullanım yerlerini, nasıl çalıştığı ve aralarındaki farkları açıklayacağız.

Ultrasonik Sensörler

Ultrasonik seviye sensörleri, seviyenin tespit edilmesinde ses dalgalarını kullanır. Tankın üstüne yerleştirilen transduser içerisindeki piezoelektrik kristal, elektriksek sinyalleri belirli bir frekans ve sabit hızla ortam içerisinde dalgasal olarak hareket eden ses enerjisine dönüştürür. Çok hızlı bir şekilde gönderilen ses dalgaları yüzeyden gelen dalgayı alır ve emisyon ve alım arasındaki süreyi ölçerek hedefe olan mesafeyi ölçer.

Ultrasonik Seviye Ssensörlerinin Yaygın Kullanım Alanları

Metal, seramik, cam ahşap gibi büyük ve düz sağlam katı maddelerle birlikte sıvılarda seviye ölçümü için kullanılır.

Ultrasonik seviye sensörleri katı akışkanlar için doğru bir çözümdür.  Ancak tozların sinyali etkileyeceği ve hatalı okumalara yol açabileceği için tozlu ortamda kullanılması önerilmez. Fiziksel engeller, aşırı köpük, kızgın buhar, ağır toz ve hafif tozlar, tozların tümü, toprak, talaş gibi yumuşak yüzeye sahip maddeler için ultrasonik sensör uygun bir çözüm değildir.

Açık kanal akışı ultrasonik seviye sensörlerin başka bir uygulamasıdır. Arıtma tesislerinde, su dağıtım şebekeleri, çevre izleme ve sulama kanallarında suyun transferi, filtrelenmesi yoludur. Bu tip uygulamada ultrasonik seviye sensörleri debi hesapları için uygun bir kontrolörlerle eşleştirilir.

Radar Sensörler

Radar sensörler ultrasonik sensörlerin aksine ses dalgalarıyla değil elektromanyetik dalgalarla çalışır. Bu, iki ürün arasındaki en büyük farktır. Ultrasonik sensörler gibi dalgalar yüzeyden geri döner (ultrasonik dalgalardan çok daha hızlı), sinyalin gidip gelme süresi seviye için kullanılan büyüklüktür.

Bir radar sensörünün ne kadar iyi kullanıma sahip olduğunu gösteren çeşitli parametreler vardır. Radar seviye sensörleri diğer sensörlere göre sıcaklıktan daha az etkilenirler. Bu sayede doğruluk artar. Vakum ve yüksek basınç altında çalışmaya uygundur.

Radar seviye sensörleri, ultrasonik sensörlerin aksine köpük, toz, buhar, talaş gibi yüzeyi düz olmayan uygulamalarda daha iyi bir seçenek haline gelir. Yansıtılan dalgalar güvenli bir şekilde yönlendirildiğinden ürünün yüzey koşulları çok önemli değildir.

Radar sensörleri için önemli bir faktör, hedef malzemenin dielektrik sabitidir. Dielektrikliği düşük olan bir malzeme elektromanyetik bir dalgayı yansıtmaz, bu nedenle radar doğrudan geçme eğilimindedir. Bu malzemeler tipik olarak iletken değildir ve kuru tozlar ve granüller gibi düşük nem içeriğine sahiptir.

Radar sensörlerin en büyük dezavantajlarından biri, boşluk gereksinimleri nedeniyle, çok üst ve çok alt seviyeler çok ölçülebilir değildir. Minimum algılama mesafesi 30 santimetre veya daha büyük olmalıdır. Silo dibindeki konik bölgelerdeki en alt noktalar, çok-yollu yansıma nedeniyle bir zorluk yaratabilir.

Radar Seviye Sensörlerinin Kullanıldığı Başlıca Sektörler

-Kimya & Petrokimya Endüstrisi

-Gıda Endüstrisi

-Enerji Endüstrisi

-İlaç Endüstrisi

-Maden Endüstrisi

-Kağıt Endüstrisi

-Arıtma Endüstrisi

-Çimento & Beton Endüstrisi

-Asfalt Karışım Tankları

-Plastik Endüstrisi

 

Sonuç olarak, uygulamanızda ultrasonik dalga doğrudan hareket ediyorsa ultrasonik bir sensörle yüksek doğruluk, iyi bir performans ve mükemmel bir uzun ömür sağlayabilirsiniz. Tanklar, kuyular, kanallar veya rezervuarlar için ultrasonik seviye sensörü ile ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Ölçüm yapacağınız akışkan köpük, toz, düz olmayan pürüzlü yüzey vb. ise radar sensörler size çok doğru cevap verir. Güneş ışığı, sıcaklık, basınç, toz gibi çevresel değişimlerden radar sensörleri etkilenmez.